7 Ekim 2015 - 10:21
İran askerleri Arabistan sınırlarına dayandı

İran, Suudi Arabistan’ın kuzeyinde Irak’ta, güneyinde Yemen’de, hazır vaziyette beklemekte, kuzeyindeyse Bahreyn’de, İran’a bağlı gruplar faaliyetlerini sürdürmekte.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran, Suudi Arabistan’ın kuzeyinde Irak’ta, güneyinde Yemen’de, hazır vaziyette beklemekte, kuzeyindeyse Bahreyn’de, İran’a bağlı gruplar faaliyetlerini sürdürmekte.

Al-Arabiya ‘‘İran ile Arabistan arasında çatışma kaçınılmaz’’ adı altında yayımladığı haberde; iki ülke arasında yaşanan gerginliğin büyük bir çatışmaya dönüşeceğini iddia ederek, İran’ın Mina faciası, Suriye, Irak ve Yemen hamlesini de kınadı.

İki ülke arsında yaşanan kriz, İran-Irak savaşı da dahil son 27 yılda yaşanan en köklü krize dönüşmüş durumda. Olaya vakıf olan herkes Suudi Arabistan’ın duyduğu rahatsızlığı kolaylıkla anlayabilir.

İran, bölgedeki nüfuzunu artırarak askeri gücünü Arabistan sınırlarına kadar taşımış durumda, buda Suudileri oldukça rahatsız etmekte. İran Suudi Arabistan’ın kuzeyinde Irak’ta, güneyinde Yemen’de, hazır vaziyette beklemekte, kuzeyindeyse Bahreyn’de, İran’a bağlı gruplar faaliyetlerini sürdürmekte.

İran, Suriye’de doğrudan savaşa dahil olmuş durumda ve IŞİD’e karşı savaşı koordine etmekte. İran körfez ülkelerini muhasaraya almak için çok büyük yatımlar yaptı.

Suudi Arabistan’a bağımlı site ‘‘Al-Arabiya’’ Mina faciasında hayatını kaybeden binlerce hacıyı görmezlikten gelerek, İran’ı suçladı ve şöyle yazdı: Eğer şu an iki ülke arasındaki gerginlikler olmasaydı, İran Mina faciasını bu kadar büyüterek siyasi malzeme haline getirmezdi. Çünkü İranlılar da çok iyi biliyorlar ki 3 milyon insanın katılımıyla düzenlenen Hac farizasında böyle hadiselerin yaşanması gayet doğal.

İran’ın, Mina faciasını siyasi malzeme yapması ve İranlıları Suudilere karşı kışkırtması sonuç vermeyen bir çabadan ibarettir.

Suudi Arabistan’ın Suriye, Irak ve Yemen’deki saldırılarını ve masum insanları öldürmesini görmezlikten gelen ‘‘Al-Arabiya’’ İran’ı Suriye, Irak ve Yemen’e müdahale ettiği için suçluyor ve şöyle yazıyor: İran nükleer mutabakat sonrası Amerikalıların değimiyle ülke içindeki sorunlara odaklanacağına, Ortadoğu’da hâkimiyet kurma içerisindedir.

ABD, nükleer mutabakatın İran’ı kendi iç meseleleriyle boğuşan bir ülkeye dönüştüreceğini ve dışa açılımının önünü alacağına ve macera peşinde koşmasını engelleyeceğine inanmaktaydı. Fakat gelişen olaylara bakacak olursak, tamamen bu iddianın tersine olduğunu görebiliriz.

İran ve Suudi Arabistan arasında yaşanan bu gerginlikler, giderek kontrolden çıkacak gibi görünüyor. Yinede her iki ülkede, iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin kontrolden çıkmasını önlemelidir.